18 Eylül 2024 Çarşamba

King Paimon

 


Geleneksel ''G****'' bakış açısıyla, güç ve bilgelikle ilişkilendirilen bir ruhtur Kral Paimon.''G****'' da  9. sıradadır, rutbesinin yanı sıra, 9 rakamının okült önemi nedeniyle de önemli bir yerdedir.

Kral Paimon, erkek ve dişi ikiliği içinde barındıran ve kategorize edilmeye meydan okuyan, ruhların aşkın doğasını temsil eden bir varlık olan deve sırtında tasvir edilir. Sembolizm ve arketipal önem açısından zengin olan bu görünüm, ortaya çıkarabileceği derin bilgeliğe dair ilk ipucunu sunar.

Dayanıklılığı, direnci ve özellikle çöller gibi zorlu ortamlarda yol alabilme yeteneğiyle bilinen bir hayvan olan deve, insan ruhunun, ruhsal alemin uçsuz bucaksız ve çoğu zaman kurak manzaralarını aşma kapasitesini simgeler. Zorlu şartlara adapte olabilme, dayanıklılık, ruhsal ve maddi dünyaların karmaşıklıkları arasında gezinme yeteneğini, ayrıca Kralın antik ve mistik tarafını vurgular.

Devenin uzun süre dış kaynaklara ihtiyaç duymadan hayatta kalabilmek için vücudunda besin ve su depolama yeteneği, Kral Paimon'un aktardığı bilgeliğin hem sürdürülebilir hem de kendi kendine yeterli olduğu fikrini yansıtır.





Genellikle kadın yüzlü bir figür olarak tanımlanan Kral Paimon'un yüzü, eril - dişil enerjilerin bütünleşmesini temsil eder, gerçek bilgelik, anlayış için gerekli olan denge ve uyumu yansıtır.
Güzelliği ve zarafeti bünyesinde barındıran yüzü, geleneksel olarak erkeksi bir unvan olan "Kral" ile yan yana getirildiğinde, birlik, bütünlük, karşıt güçlerin birleşmesinin sembolize edilmiş haline dönüşür.

Kral Paimon'un kadınsı güzelliğe sahip yüzü ve erkek maskülen varlığıyla tasviri, bu ikilik üzerindeki yükselişin derin bir sembolüdür. Doğru ve yanlış, erkek ve dişi ikili kavramların ötesindeki aşkınlığı, varoluşun tamamını oluşturan gri alanları kucaklayarak temsil eder. Bu sembolizm, yükseliş yolunun sonsuz olduğunu ve her zaman keşfedilecek daha yüksek bilinç durumlarının olduğunu; Nihai gerçeklik ve birlik inancının, melekler, iblisler veya peygamberler gibi bir tek varlığın kavrayışının ötesinde bir gizem olduğunu bizlere hatırlatır. Deneyimler, vizyonlar veya öğretiler aracılığıyla paylaşılanlar, bu nihai gerçekliğin sonsuz yönlerinin yorumlarıdır, tamamı değil.

Böylece, Kral Paimon gerçek bilgeliğin ikilikleri kucaklamak ve aşmaktan geçtiğini, ruhsal yolculuğumuzda ilerlerken, varlığımızın karmaşıklığını anlamak için basit kategorileştirmelerin ötesine geçerek içimizdeki eril ve dişil enerjileri bütünleştirmeye teşvik eder. Bu bütünleşme, ruh ve madde, benlik ve öteki arasındaki ayrımların çözülmeye başladığı, mutlak olana doğru yolculukta her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu ortaya çıkaran daha yüksek farkındalığa doğru evrimimizde önemli bir adımdır.



Kral Paimon, yüksek ve güçlü seslerle ilişkilendirilir. Bu ses müzikal eğilimini, sanat ve estetiği, öne çıkarmakla birlikte, onun gücünü dışa vurmaktadır. Birçok ezoterik gelenekte ses, bilinci değiştirme, engelleri yıkma ve dönüştürücü deneyimlerin başlangıcını işaret eder. Evrenin, Dünyanın ve tüm yaratılışın ses veya bir kelime aracılığıyla yaratıldığı söylenir. 
Bu çok yönlü sembolizm sayesinde, Kral Paimon'un gelişini duyuran ses, yalnızca işitsel bir deneyim değil, aynı zamanda ruhsal uyanışın, dönüşümün ve derin büyülü çalışmalara eşlik eden köklü değişimlerin zengin katmanlı bir sembolüdür.




Dünya suları ve rüzgarları ayrıca bunlardan doğabilecek her türlü sanat ve öğretiye egemendir. Toprak ve Suyun simyasal elementleriyle olan güçlü ilişkisi, bilinçaltının derinliklerinde ve yaratılışın gizemlerinde bir rehber olarak rolünü daha da vurgular. Entelektüel, duygusal ve maddi alemler üzerinde ustalığını sembolize eder. Bu elementlerle olan güçlü ilişkisi, fiziksel dünyanın gizemlerini ve bilinçaltının derinliklerini keşfetme ve öğretme yeteneğini vurgular. Su ile olan bağlantısı, duygusal derinliklerde gezinmeye, sezgiyi geliştirmeye ve bilinçaltıyla daha derin bir bağlantı kurmaya yardımcı olma yeteneğini gösterir.

Bir ana yön olan Batının yöneticisi olduğu için, batan güneş ile ilişkilendirilerek, kapanış, tefekkür, bilinmeyene yolculuk, ölüm, yeniden doğuş, eskinin yok oluşu ve yenilenme temalarını vurgular.

Derin bilgi birikimi, gücü, yaklaşım tarzı, iletişim kurma yeteneği, hayranlık ve saygı uyandırır. 






Beyaz bir sabah güneşinin önünde yaşlı bir adamın silüeti.
Çekiçlenen metalin sesi.
Yanan odun kokusu.
Soluk bir hilalin olduğu beyaz bir gökyüzü.




Linan tasa jedan Paimon










12 Eylül 2024 Perşembe

Tutunamayanlar'ı Bitiremeyenler

Tutunamadık birbirimize, 

Düşerken kendi ördüğümüz duvarlarımızdan.

Aşılamaz sarp kayalar, uçurumlar yarattık; tutku ve ihtirasın gözü karalığında.

İstemenin, arzu etmenin, sevmenin, yetersiz olması ne üzücü.

Ne üzücü, bütün bu ruh halinin sıradanlaşması. 




3 Mayıs 2024 Cuma

Rumi

 

Bak, bil ki domuzların önüne inciler serilmez. 
Mücevherden sarraflar anlar ancak, başkası bilmez.
Ne fark eder ki kör insan için elmas da bir camda.
Sana bakan bir kör ise, sakın kendini camdan sanma.





30 Nisan 2024 Salı

Kendini Kesen Adam

Eski, sevdiğim bir arkadaşımı gördüm yıllar sonra;
Bir binan üstüne çıkmış kendini kesiyordu.
Bağırdım, haykırdım yapma diye. 
Gülümseyerek bana baktı ve kendini kesmeye devam etti.
Aradan zaman geçti, ağlayarak yanıma geldi.
Yaralıyım dedi, bana yardım et.
Yaralarını sardık, eskisi gibi hoş sohbetimize devam ettik.
Bir zaman sonra, aynı binanın çatısında, yine kendini keserken gördüm onu.
Yine bağırdım, ''Dur yapma!'' Gülümseyerek kendini kesmeye devam etti.
Yanıma geldi, ''Yaralıyım'' dedi.
Tedavi ettik, ayaklandı ve tekrar gitti.
Sonra yine kendini kesti, tekrar geldi, gitti, kendini kesti.
Ne gelmeye yüzü ne de geldiğinde bulacağı bir arkadaş bıraktı geride;
Bu sayısız eziyetlerin, çilelerin sonunda.
Tüketti elde avuçta ne varsa.
Benden paydos.
Artık yaptıkları kendini bağlar, herkes yarasını kendi sarsın.








 

1 Eylül 2022 Perşembe

Eylül




Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını.
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.

Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.

Eylül’dü.
Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
Adımlarımızın kısalığı bundandı
Bundandı gözlerimin durgunluğu.
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
Ellerin kadar ıssız,
Sen kadar zamansız molalar veriyordum
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.

Eylül’dü.
İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
Şimdi yoktu bir anlamı suskunluğun.
Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
En çok sesini aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
Gözlerini sildi zaman...

Dedim ya… Eylül’dü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.

Cemal Süreyya



12 Mayıs 2022 Perşembe

light



''Aranızda en günahsız olan ilk taşı atsın.''





1 Mart 2022 Salı

After Life.

 

“You can’t feel sorry for yourself. You’ve got to keep going.” 


“We’re all screwed up in one way or another. It sort of makes you normal.”